Tatil postlarının sonuna gelmiş bulunmaktayız efendiiim:) Tatil turumuzu Ulubat Gölünde sonlandırdık çok da iyi ettik.Aslında niyetimiz tatilden eve dönerken Kuş Gölüne uğramaktı.Ama bi tanıdığımız gitmiş,göle yaklaşamıyomuşsun kuşları sadece uzaktan dürbünle görebiliyomuşun .Açıkçası o yüzden gitmekten vazgeçtik.Sonra burayı tavsiye ettiler.Burası Bursa yolu üzerinde ve Bursa'ya bağlı küçük ve sevimli bi adacık.Zaten yolumuzun üzerinde sayılırdı gitmesek olmazdı:)
GEZMELER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GEZMELER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Eylül 2014 Salı
29 Eylül 2014 Pazartesi
AYVALIK-ŞEYTAN SOFRASI
Hiç de şeytan sofrası filan değil arkadaş olsa olsa cennet sofrası olur burası.Kaya üzerinde ayak izi gibi bişey neymiş şeytanın ayak iziymiş hadi oradan:) Bide ayak izine bozuk para atıp,tellere çaput bağlamamışlar mı.Yahu şeytana mı istek yapıyorsunuz nedir yani!
Yarım saat boyunca resim çekilmişizdir heralde:) Ancak bu kadar eleyebildim. Özellikle manzara fotoları hep aynı gibi gelebilir ama kıyamadım ekledim de ekledim:) Normalde bizim kaldığımız yer Altınoluktaydı. Bu manzara için epey bi yol geldik yani:) Ama değer.Çok fazla sessiz,dinlendirici,huzurlu ve harika manzaralı biyer.Biz seyretmelere doyamadık. Bu tepede bi tane restaurant var,yani buraya girebilmek için 5,00-tl ödüyosunuz sadece otopark ücreti olarak o da.Sadece fotoğraf çekilip manzara seyretmenin bedeli 5 lira yani:) Ama buraya kadar gelmişken şööyle manzarayı,sessizliği içine çekmek doya doya seyretmek lazım.Normalde sessizliği pek seven biri olmasam da burası epey huzurlu geldi bana:) Yaşanılacak yersin Ayvalık,severim seni ben:)
AYVALIK-CUNDA ADASI
Ahhh Ayvalık bayıldım ben sana ama yaaa,seyretmelere doyamam ki seni:) Eşsiz denizini mi sevsem,harika manzaralarını mı,müthiş doğayı mı bilemedim yani.Çok daha uzun süre kalıp içime çeke çeke yaşamak isterdim güzelliğini ama bir sonraki senelere inşallah:) Az laf çok manzara diyor ve konuşmama fotolar eşiliğinde devam etmek istiyorum a dostlar:)
Evet şu an yün şalım ve ben tatil postu yapıyoruz Ankara soğuğunda ve yazı özlemle bekliyoruz,Ankarada çok ama çok kısa sürdü yaz.Kış da bitmek bilmiycek anlaşılan.Şimdiden donuyoruz:(
Neyse yazdan bahsedelim de içimiz ısınsın:) Ayvalık diyorduk dimi.Tam olarak herbir tarafını sevdiğim Ayvalık:) Gezmeye başlamadan önce internetten bakıyoruz eşimle nerelere gidebiliriz diye.İlk önce Cunda Adasına gitmeye karar verdik.Kara bağlantılı bi ada olması müthiş bişey:) Direk aracınızla adaya ulaşabiliyosunuz yani.
Bu fotoğrafi arabanın camında çekmiştim.Manzara öyle harika ki hiç durmadan fotoğraf çekesim geliyodu:)
26 Eylül 2014 Cuma
BURHANİYE PLAJI
Günaydınlaaarr:)
Tatil postlarına devam ediyoruz bugün de.Epey post olacak belli ki.Vakit buldukça yazcam inş. Yani işyerinde sistem gittikçe dersem daha doğru olacak.Bu aralar biraz yoğun,aslında en boş olduğumuz dönemler olması gerekirken tam tersi oldu:) Neyse çok şükür diyelim ve tatile geçelim:)
Burhaniye plajını Altınoluktan daha çok beğendim.Aslında internette suyun çok soğuk olduğunu filan okumuştum ama biz geçen hafta gitmemize rağmen su öle çok da soğuk değildi.Tabi biz öğlen vakti gittik o ayrı.Özellikle çocuklu aileler için tam ideal deniz,baya bi ilerledikten sonra derinleşiyor.Çocuklarınızla rahatttça gidebileceğiniz bi plaj,üstelik deniz çok temiz.Kum da güzel.Biz gittiğimizde de bikaç kişi vardı sadece,plaj baya büyük,yoğun dönemlerde bile gitseniz dip dibe olmuyorsunuz kimseyle giden arkadaşlardan duyduğum kadarıyla.
Bu foto da dalga gelene kadar yazıp fotoğraflayabilcen mi bakalım diyen kocişe gelsin:) Gerçi kaç kez denedim ama olsun başardım ya ıhıhıhıh:) en sevdiğim zafer kocişe karşı kazandığım zaferdir haha:) Gerçi aceleden fotoda parmağım çıksa da olmuş mu olmuşşş:)
25 Eylül 2014 Perşembe
ALTINOLUK-ADALI
Adalı Cafe-Restaurant da Altınoluğa gittiğinizde uğramanız gereken yerlerden,manzarası harika gerçekten.Bizim kaldığımız yere de çok yakındı üstelik.Kaz dağlarının eşsiz havası ve deniz manzarası eşliğinde buzz gibi içeceğinizi yudumlamak için tercih edebileceğiniz biyer. Gerçi biz gittiğimizde kapalıydı,sezonu kapatmışlar galiba.Ama ben daha önce gitmiştim.Biz de mekan kapalı olunca resim çekilip döndük mecburen:)
HASAN BOĞULDU GÖLETİ-SÜTUVEN ŞELALESİ
Selaaamm ben geldiiim:)
İş yoğunluğu dolayısıyla biraz geç kaldım ama olsun:) Geçen hafta tatildeydim.Gözümü açıp kapayamadan geçti sanki yaaa.Sıcacık yerlerden sonra Ankara'nın buz gibi havasına alışmak zor oldu gerçekten:( Hatta bu postu da buz gibi ellerle yazıyorum klavye bile isyan edecek yakında:)
Neyse efendim tatil postunu bölüm bölüm yazıcam her gittiğimiz yeri bi posta sıkıştırmak olmaz dimi ama:)
Normalde biz Altınolukta kaldık ama havalar malum çok da sıcak olmadığı için denize giremedik bütün gün,ancak öğlen sıcağında giriyoduk:) Biz de sürekli gezdik.
İlk gün önce Akçay sahiline gittik,biraz yürüdük,dondurma filan yedik gezdik.Küçük hediyelik eşya dükkanlarına baktık ki benim ennn sevdiğim şey:) Sonra da Kaz Dağlarının içinde bulunan Hasan Boğuldu göletine gittik. Akçay-Altınoluk yolu üzerinde Zeytinli beldesinde bu gölet.Bu arada Kaz dağlarının havası müthiş zaten Altınoluk da Alplerden sonra dünyanın 2. en temiz havasına sahip olan yer Kaz Dağlarından dolayı.Yani bol bol temiz hava soluduk camlarımızı sonuna kadar açıp.Kaz Dağlarını klavuzsuz gezemiyorsunuz yani yalnız içeri giremezsiniz,80,00-tl karşılığında klavuzla dağları gezebiliyosunuz. Ama Hasan Boğuldu göleti bu kısım içerisinde değil.Buraya girebilmek için de 15,00-tl veriyorsunuz.Ama kesinlikle değer doğa müthiş tek kelimeyle.Zaten parasız girişi olan yerleri sevmiyorum,çok bakımsız ve pis oluyo.
5 Eylül 2014 Cuma
DÜĞÜN DERNEK GEZMECE TOZMACA:)
Selaaamm ben geldimm;
Niye bu aralar sık sık yazmıyorum hemen anlatayım bari azıcık:) benim kıskanç kocişim tutturmuş yüzünü kapatsan bile resim koyma hatta mümkünse ellerini bile koyma.Bak seeen devir kötü devirmiş de ne kötü insanlar varmış da ile devam eden cümleler işte.Erkekleri anlamak zor kardeşim.Neyse tamam dedik zor bela ikna olduk.Bana manken alcakmış ona giydircekmişim kombinlerimi,dikiş dikerken de lazım olurmuş giydirip giydirip foto çekermişim bak bak:) Artık bi isim de buluruz ona hatta pikniklere de beraber gelir bizimle çiçek böceğin önüne koyar resmini çekerim:) Bu arada manken fikrini kabul ettim dikiş dikerken lazım olur:) Ama makyajlı saçlı ve ten rengi olacak diye tutturdum hatta bi eli biraz kalkık olsun ki koluna çanta takayım dedim:) Anlayacağınız bu aralar manken arayışındayız ,araştırmalarıma göre pek de pahalı ama banane bi kere alcam dedi :)
Geçen hafta perşembe iş çıkışı Ereğliye gittim.Cuma akşamı üniversiten ev arkadaşımın kınasını yaptık.Cumartesi de Karabük'de düğün oldu.Baya yorucuydu ama güzeldi.Canım arkadaşıma mutluluklar burdaaan:)Bu arada düğünde bu sarı elbiseyi giydim.:)
Cumartesi gecesi Ankaraya döndüm.Pazar da abloşlarla buluşup Dikmen Vadisine gittik. Abloşla da pişti olmuşuz turuncu turuncu:) Bu arada yerdeki çekirdekler elbette ki bizim eserimiz değil. Dikmen Vadisi Ankara'nın en temiz ve bakımlı yerlerinden biri olsa da nadir olarak alt resimde görüldüğü üzere çekirdek kabuklarına rastlayabilirsiniz ama o kadar.Başka çerçöp görmeniz pek mümkün değil.O açıdan orayı seviyorum.
Dikmen Vadisinde adım başı gelin görürsünüz.Fotoğraf çekimi için çok kullanılan bir mekan.
Biraz yürüyüşten sonra lunaparka gittik.Veeee en sevdiğim şey olan çarpışan otolara bindik.Hayatta beni en çok güldüren ve eğlendiren şey:) Neden başka arabalara çarpmak beni bu kadar güldürüyo hiç bilemiyorum,çocukluğuma inmek lazım:) Her çarpmada çığlık atıyodum.Artık kociş tamam yav sus bak bidaha bindirmiycem dese de elimde değil ben devam ettim.İndiğimde gülmekten ağzımın acıdığını farkettim yani o derece:)
Abloşla çimengöz de bu minik uçaklara bindi.Ama biraz sıkılmış bizim çimengöz:)
Benim çimen gözümün(yeğenim) isteği üzerine de şu arkadaki fillere bindik:) Pek mutlu oldu kuzucum.
Artık yemek vaktiiii.TBMM Bahçe Restauranta gittik.Çok seviyoruz orayı hem uygun hem de nezih bi yer:)Öyle acıkmışız ki ne var ne yoksa yedik valla:) Çok güzel bi gündü pazarlar hiiiç bitmesin yaa:)
26 Ağustos 2014 Salı
KARAGÖL'DE BİR GÜN
Merhabalar herkesee;
Evet yine gecikmiş bi pazar gezmesi postuyla burdayıım. Evet internetteki kartpostal gibi fotolara aldanıp,75 km yol gidip gördüğümüz manzara karşısında hüsrana uğramış olsak da moralimizi bozmadık.Günümüzü en güzel şekilde geçirdik çok şükür. O kadar kalabalıktı ki insanlar nerdeyse araba yolunu kapatıp piknik yapacaklar.Uzun arayışlar sonunda çok şükür biz de bi yer bulduk.Hem de göl manzaralı,ne manzara ama.Doğanın kıymetini hiç ama hiç bilmeyen milletiz.Yediğimizi yiyelim arkamızı başkası toplasın zihniyetinde insanlar yüzünden güzelim doğa ne hale gelmiş çok yazık!Neyse sinirim zıpladı yine konuyu değiştirip Karagöl efsanesine geçiyorum:) Gitmeden internette okumuştuk. Zamanın birinde Karagöl yakınlarında bi çoban yaşıyomuş.Sen git ağanın kızına aşık ol.Bunu duyan ağa çok sinirlenmiş tabi.Ama çobanı sınamaya karar vermiş.İçi boş bi baston vermiş çobana.Çoban da koyun alıp satarak bu bastonun içine altın doldurmaya başlamış. Bi gün koyunlarından bi tanesi göle girmiş çıkmak bilmiyo.Demek çok sıcaktı ki garibim koyun çıkmak istemedi sudan.Neyse koyun çıkmayınca çoban da sinirlenmiş ,atıvermiş elindeki bastonu.Tabi baston daaa altınlar daa sizlere ömür.Bunu duyan ağa kızını vermemiş tabi.Çoban da üzüntüsünden terketmiş oraları.30 yıl sonra bi bastoncuda kendi bastonunu görmüş ve içini açmış kiii evet kendi altınlarıı.Gitmiş göle fırlatmış sinirden.30 yıl geçmesine rağmen sinirinden hiçbişey kaybetmemiş yani bizim çoban:) Ama o arada evlenmiş mi çocukları olmuş mu ben asıl onu merak ediyorum:) Zaten efsanelerde de benim merak ettiklerim hiç olmuyo yahu:)
9 Haziran 2014 Pazartesi
HAFTA SONU:)
Hafta sonu ne ara bitti yaa,ama ben hala ayılamadııımm:( Cuma akşamından abloşlarla anneme gittik,zaman nasıl çabuk geçti yaa. Dün gece döndük istemeye istemeye.Elimizde de bu resimler kaldı sadece,he tabi bide annemin hazırladığı bi bagaj dolusu yiyecek:)
Neler mi yaptııkk?
Bol bol balkon keyfi yaptık mis gibi hava eşiliğinde.Arada yağmur yağsa da olsun genelde hava güzeldi:) Bu arada çiçek bakımı konusunda hiç anneme çekmemişim hiç:) Annemin çiçeklerine hep gözüm kalıyor heves ediyorum ama benim evde hepsi kuruyo yahu:)
Kociş bol bol bisiklet keyfi yaptı arada beni de gezdirdi:)
Bu dallar eriklerin toplanmış hali bide,öncesini düşünemiyorum. Nerdeyse kendilerine yer açmak için birbirlerini yere düşürme çabası içine girecekler:) Bol bol topladık,yedik patlayana kadar:)
Dutlar maalesef erikler kadar güçlü değil yağmur karşısında,bunlar tek tek topladığımız ganimetimiz:)
Yağmura en çok sevinen fındıklar olmuş sanırım ,iyice yeşillenmiş,coşmuş fındık dalları:)
Köye gidip de köy ekmeği yemeden olmaz tabi,annem mutlaka yapar evde ekmek olsa bile:) Bunu ben pişirdim sobada hıhıhı:)
Mangala biz bayanlar karışmıyoruz,erkeklerin görevi o:) Tabi et tercih ettiğim bişey değil benim:) ben mısır ekmeğini götürdüm valla herkes et yerken,anneme çekmişim galiba o da hiç et yemez:)
Sakaryanın meşhur ıslama köftesi, e ben yemedim tabi ki:)
Neler mi yaptııkk?
Bol bol balkon keyfi yaptık mis gibi hava eşiliğinde.Arada yağmur yağsa da olsun genelde hava güzeldi:) Bu arada çiçek bakımı konusunda hiç anneme çekmemişim hiç:) Annemin çiçeklerine hep gözüm kalıyor heves ediyorum ama benim evde hepsi kuruyo yahu:)
Yazın hiç eve girmiyoruz bütün vaktimiz bu balkonda geçiyor.Özellikle benim civcivlerim rahat rahat koşup oynuyor,zıplıyor balkonda:) Alt resimde de görüldüğü üzere oyuncaklar yerlere saçılmış vaziyette:) Bu toplanmış hali yine,daha beterlerini de gördük:) Çok da müdahele etmiyoruz zaten,gönüllerince oynasınlar:)
Kociş bol bol bisiklet keyfi yaptı arada beni de gezdirdi:)
Dutlar maalesef erikler kadar güçlü değil yağmur karşısında,bunlar tek tek topladığımız ganimetimiz:)
Yağmura en çok sevinen fındıklar olmuş sanırım ,iyice yeşillenmiş,coşmuş fındık dalları:)
Köye gidip de köy ekmeği yemeden olmaz tabi,annem mutlaka yapar evde ekmek olsa bile:) Bunu ben pişirdim sobada hıhıhı:)
Mangala biz bayanlar karışmıyoruz,erkeklerin görevi o:) Tabi et tercih ettiğim bişey değil benim:) ben mısır ekmeğini götürdüm valla herkes et yerken,anneme çekmişim galiba o da hiç et yemez:)
Sakaryanın meşhur ıslama köftesi, e ben yemedim tabi ki:)
Annemle misss gibi gözlemeler yaptık,annem açtı ben saçta pişirdim.Buzluğa atcam,stok yaptım:) Hazır yufkayla yapılan gözleme mi yahu,bizimki harika oldu:)
Bunlar da ganimetlerimiz:) Bu kadar da değil ben bu kadarını fotoladım ancak:)
28 Mayıs 2014 Çarşamba
GECİKMİŞ 1 MAYIS POSTU:)
1 mayıs tatilinde annemlerin yanına gittik izin alıp.Annemler yazın köyde ,kışın da merkezde yaşıyorlar.Tam güzel zamanda gitmişiz valla hava çok güzeldi,heryer yemyeşil olmuş oh mis:)
Annemle beraber börek açtık,yani sonuçta böreğin ucundan da ben tuttum açarken o yüzden kendimi de katıyorum:) Çok da güzel yapmışıZ elimize sağlık:)
Eriği de dalından koparıp yemenin tadı bi başka yaa şöyle hışır hışır ses çıkara çıkara:)
Bol bol hamak keyfi yaptık kocişle.Tabi sporda verdiği bütün kiloları bikaç günde geri aldı sanırım.Hiç ara vermeden sürekli bişeyler tıkınıyodu çünkü:)
Dutlar da olmuştu,dalında öyle güzel görünüyo ki yemeye kıyamıyo insan:)
Ahh mısır ekmeği,o ne muhteşem bi lezzettir yanına bir de soğan oldu mu oh yeme de yanında yat:) Bir de sobada pişince lezzeti daha başka:) Allahııım bir gram yerim kalmadı dedikçe annem en sevdiğim şeyleri yapıp durdu,yedik,yedik,yedik..:)
Sobada pişmiş ev ekmeği,arasına doğal tereyağı.Imm nefis:)
Neler mi yaptık:) Sırf yiyip içtik desem yalan olmaz.Annem sağolsun sanki biz kıtlıktan çıkmışız gibi sürekli bişeyler yedirip durdu:)
Bol bol balkon keyfi yaptık yeşiller içinde,annem tam bi çiçek hastası,ben de seviyorum ama uzaktan:) bakmasını pek beceremiyorum.Eşimin aldığı bütün çiçekleri kuruttum ya. E benim suçum mu onbeş günde bi su veriyorum kuruyolar ben napıyim;) İnsan azcık dayanır,hemen ölünür mü öle susuz kaldınız diye çok ayıp:) Ama bu sefer kararlıyım yıldönümümüzde aldığı kocaman lilyumu kurutmayacam,bu sefer en az on günde bi sulayacam söz bak:)
Eriği de dalından koparıp yemenin tadı bi başka yaa şöyle hışır hışır ses çıkara çıkara:)
Dutlar da olmuştu,dalında öyle güzel görünüyo ki yemeye kıyamıyo insan:)
Sobada pişmiş ev ekmeği,arasına doğal tereyağı.Imm nefis:)
Biliyorum çok oldum,canınız çektiyse hakkınızı helal ediverin:)
Şimdi sıra benim yeğenciklerimi fotolamaya geldiii,Önce boncuk gözden başlıyorumm,foto çekcez diye çocuğu binbir hale soktuk,gerçi onun da işine geldi,baksanıza ağacın tepesinde pek bi mutlu:)
Boncuk göz henüz yürüyemiyor,tek başına poz verdirelim dedik,ağaca tut diyoruz o dutları mıncıklama derdinde tabi:) Boş boş dikilip napsın ama dimi,icraat lazım:) Neyse bi kere düştüyse de umursamadı başka yapacağı yaramazlıkları düşünerek,ayağa kalkıp biraz daha dut mıncıklama derdinde:)Neyse annesi görmeden yıkayalım ellerini:)
Boncuk göz çimenlere yayılmaya bayılıyor,çimenleri yolarak stres atmaktan pek keyif alıyor:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















































